Marka Arama:


FİTOTERAPİ

ISIRGANOTU

ISIRGANOTU İLE VÜCUDUNUZU
TOKSİNLERDEN ARINDIRIN !

Vatanı Akdeniz ülkeleri ve Avrupa kıtası olan bu değerli bitki adını, Latince 'urere' yani 'yanmak' kelimesinden almıştır.
Bitki, gövde ve yaprakları üzerinde bulunan tüylerin deri ile temas sonucu bıraktığı yakıcı etki ile tanınır. Bu etkiye sebep olan, bitkinin içeriğinde bulunan formik asit ve histamin, seretonin ve asetilkolin gibi bileşiklerdir.
Isırganotu , Hipokrat zamanından bu yana tedavide kullanılmakta olup,en eski kullanım alanı olan kanamayı durdurma etkisi ve böcek sokmalarına karşı kullanımı dışında, gövde ve yapraklarından hazırlanan çayın geleneksel olarak romatizma ve artrit tedavisinde ve kilo kaybına yardımcı olarak kullanıldığı çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.Günümüzde bilimsel araştırmalar bitkinin özellikle idrar arttırıcı,antialerjik ve prostat büyümesini kontrol altına alıcı etkisi üzerine yoğunlaşmıştır.

Etki Mekanizması ve Kullanım Alanları :
En zengin klorofil kaynaklarından biri olan Isırganotu, Formik asit ve yukarıda adı geçen amin grubu bileşikler yanısıra izokuersitrin, rutin, kamferol gibi flavonoidler, bol miktarda C vitamini ve karotenoid maddeler, çeşitli bitki enzimleri ile yüksek miktarda kalsiyum,potasyum ve demir içerir.

1. Metabolizmayı uyarıp,ürik asidin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayarak zayıflama amaçlı gıda rejimlerinin başarıya ulaşmasını sağlar.
2. Dolaşım yetersizliğine bağlı ve diğer etkenlerden dolayı oluşan ödemlerin giderilmesinde yardımcı olur.
3. İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde fayda sağlar.
4. Alerjik reaksiyonları önler.
5. Romatizma ve gut tedavisinde faydalıdır.
6. Prostat büyümesini (prostatic hyperplasia) önler.
7. Dolaşım sistemini uyarır.

İçinde bulunan resinik asit ve türevleri sayesinde, dışarıdan uygulaması
halinde ;
1. Nevralji, romatizma ve artrite bağlı ağrıların giderilmesinde faydalıdır
2. Saç kaybını önler
3. Saçları güçlendirir
4. Kepeği önler
5. Tonik olarak kullanıldığında cildi sıkıştırıcı etkiye sahiptir.
6. Ayrıca yapraklarında elde edilen klorofil gıda ve ilaç sektöründe yeşil boya olarak kullanılmaktadır

ALOE VERA

Aloe vera ( sarı sabır)

Son günlerde fazla speküle edilen bir bitki...

Romatizmada, kansere ... her seye iyi geldigi iddia edilen bu drogun genel kullanım alanları sadece;
· Mide-barsak sorunları ve cilt -deri sorunları,ülser,yanık ve yaralar... v.s.
· Müshil-barsak yumuşatıcı ( çok yüksek dozda kullanılmamalıdır.)

Kontrendikasyonları:
Hamileler kullanmamalıdır

Genel kullanım şekli:
Günlük 500-1000 mg Toz bitki ekstresi

GİNSENG KÖKÜ

 

Radix Ginseng

Panax ginseng C.A. Meyer

Familyası:Araliaceae

Panax ginseng C.A. Meyer türünün kökleridir. Bu tür 100 cm kadar kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitkidir. Ginseng doğal olarak Kuzey doğu Çin ‘in ormanlarında, Kore’de ve Rusya federasyonunun uzak doğu bölgesinde yetişmektedir. Kültürü Çin, Japonya, Kore ve Rusya’da yapılmaktadır. Çin’in Changbai dağında tek bir yerde hala yabani ginseng doğal olarak yetişmektedir. Ginseng genellikle 4. yılında çiçeklenmeye başlar ve kökleri 4 ile 6 yıl arasında olgunluğa ulaşır. 10 yıldan daha yaşlı kökler ilaç elde etmekte kullanılır. Kökler çatallı ve etlidir. Beyaz ve Kırmızı olarak iki çeşit ginseng kökü bulunmaktadır. Beyaz ginseng, kökün işlenmemiş formudur. Bazı durumlarda daha da beyazlatılıp, kurutulur. Kırmızı ginseng, taze Beyaz ginseng kökü kurutulmadan önce buharda bekletilerek elde edilmektedir.

Ginseng’in cins ismi olan Panax Yunanca pan (tüm) ve akos (tedavi) den gelmektedir ve tüm tedavi olarak belirlenmektedir. Gin (adam) ve seng (öz) anlamındadır.Ginseng aslında Anadolu da da yetişir ve halk tarafından ADAM OTU olarak adlandırılır. 2000 yıl önce yazılan Shen Nong Ben Lao Sing kitabında Ginseng'in yararlı kullanılışından bahsedilmektedir. Uzakdoğu’da yüzyıllardır kullanılan bir bitkidir. Yorgunluk ve güçsüzlük zamanlarında, iyileşme dönemlerinde çalışma ve konsantrasyon kapasitesi düşüklüklerinde, kuvvetsizlik durumlarında, zihinsel ve fiziksel kapasitenin arttırılmasına yardımcı olur.

ALFALFA

Alfalfa, Asya kökenli bir bitki olup Romalılar ve Araplar tarafından dünyaya  yayılmıştır. Araplar ona "Besinlerin Babası" ismini vermişlerdir. Çinliler onu 6. yüzyıldan beri böbrek taşı düşürmek, vücuttaki fazla suyu atmak, romatizmal rahatsızlıklar, şişkinlik ve gaz gidermek  için kullanmaktadır. Alfalafa bitkisi mineral ve besleyici gıdalar yönünden çok zengindir. Alfalfa, yüksek oranda manganez,  kalsiyum ve beta-karoten (Kalp hastalıkları ve kansere karşı çok yararlı), vücutta yapılamadıkları için dışardan alınması gereken  dokuz temel amino asit (proteinlerin temel organik bileşikleri; Triptofan, Treonin, Fenil, Alanin, Metionin, Lizin, Lösin, İzolösin, Valin), A, C ve K vitaminleri içerir. Alfalfa, gıda üreticileri tarafından klorofil ve karoten kaynağı olarak da kullanılmaktadır.

 

Faydaları ve Kullanım Alanları :

İdrar yolları hastalıkları için çok yararlıdır. 

Böbrek, idrar kesesi ve prostat rahatsızlıklarını iyi gelir.

Böbrek taşı ve kumu düşürmek için kullanılır.

Karaciğeri destekler.

Hipofiz bezi fonsiyonlarını destekler.

Vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur.

Sindirimi kolaylaştırır.

Şişkinliği ve gazlanmayı giderir.

Kan şekerini düşürür.

Romatizma ve mafsal (eklem) iltihabını iyileştirici özelliği vardır. Dizlerdeki ve eklemlerdeki şişmeyi azaltır.

Kabızlıkta rahatlatıcıdır.

Saman nezlesine iyi gelir.

Mükemmel bir iştah açıcıdır.

YESIL ÇAY

Günde iki-üç bardak yeşil çay için

Kansere karşı önleyici etkisi olduğu açıklanan yeşil çayın bunu nasıl yaptığı da anlaşıldı; içindeki EGCG maddesi tümörleri kenetliyor. Öneri: Günde iki-üç bardak yeşil çay için

Kanserin ilerlemesini durdurduğu bilinen yeşil çayın tümörleri nasıl etkisiz hale getirdiği de keşfedildi. Yeşil çayın içindeki bir kimyasalın tümör hücrelerini kenetleyip onları etkisiz hale getirdiğini saptayan Japon bilim adamlarına göre günde iki-üç fincan yeşil çay içerek kanserle savaşmak mümkün.

Akciğer, prostat ve meme kanserinin önlenmesi için yeşil çay içilmesini öneren uzmanlar, bu doğal içeceğin barındırdığı ve aralarında
'Epigallocatechin-Gallat'ın (EGCG) da bulunduğu çeşitli kimyasal maddelerin kansere karşı etkili olduğunu bilmekle beraber, tümörlerle nasıl savaştığını keşfedememişti.

Tümör büyümesine fren

Japonya'nın Fukuoka kentindeki Kyushu Üniversitesi'nde görevli Hirofumi Tachibana ve ekibi, ilk kez yeşil çaydaki antikanserojen etkisi olan maddenin nasıl etki ettiğini saptadı. Bilim adamları, araştırmalarında, EGCG maddesinin kanser hücrelerinin yüzeyindeki bölgelere yapışıp kenetleyerek etkisiz hale getirdiğini gözledi. 'Natura Struct-rural and Molecular Biology' dergisinde, yeşil çayın akciğer, prostat ve meme kanserlerini önleme amacıyla önerildiği, ancak laboratuvar ortamında yapılan deneylerde şimdiye kadar, ancak yüksek miktarlarda EGCG maddesinin olumlu etkisinin ölçülebildiği hatırlatıldı.

Tachibana ve ekibinin akciğer kanseri hücreleri üzerinde yaptığı deneylerde, EGCG'nin bazı kanser hücrelerinde düşük konsantrasyonda bile tümörlerin büyümesini engellediği tespit edildi. Bilim adamları, her gün içilen iki-üç fincan yeşil çayın, gerekli konsantrasyona ulaşmak için yeterli olduğunu söyledi.

EGCG'nin etki etme şartı, kanser hücrelerinin üzerinde laminin adı verilen alıcıları bulunması; bu alıcılar aynı zamanda kanser hücrelerinin diğer hücrelerle 'temasa' geçmesini, yani tümörün yayılmasını sağlıyor.

PHYTOTHERAPI

 

FİTOTERAPİ NEDİR , NE DEĞİLDİR?


Fitoterapi Yunanca phytos=bitki ve therapy=tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşan bir sözcüktür ve tıbbi bitkilerle tedavi anlamına gelir. Phytotherapi,insanların hastalıkların tedavisinde kullandıkları bir yöntemdir.Bitkilerinanalizlerinin yapılamadığı dönemlerde insanlar, bitkilerin şekil ve renklerine bakarak hangi hastalığa etki ettiğine karar veriyorlardı.Örneğin , beyin ve beyin kıvrımlarına benzeyen bir bitkinin beyin hastalıklarına , kalbe benzeyen bir diğerinin ise kalp hastalıklarına iyi geldiği düşünülmüştü. (Theory of Signature) Bu teorinin bugün hala taraftarları vardır.

19 yüzyıldan itibaren teknolojinin hızla gelişmesi sayesinde sentetik ilaçların sayısında büyük artış olmuş , gerek ucuz fiyatları gerekse etki süresinin kısalığı nedeniyle de , hekim, eczacı ve hastalar tarafından tercih edilmişlerdir.Söğüt ağacı kabuğundan elde edilen Acetyl Salicylic Acid kimyasal yollarla sentez edilerek dünyanın en çok satan ilaçlarından biri , (Aspirin ) haline geldi.

Peki ne oldu da Amerikada , Avrupada yaşayan milyonlarca insan yeniden bitkisel ve doğal kökenli ilaçlara rağbet etmeye başladı?

Nedenlerin başında , ABD de dünyanın en güvenilir kurumlarından biri olan FDA dan onay almış bazı ilaçların bile piyasaya verildikten yıllarca sonra şiddetli yan etkilerinin ortaya çıkması gelmektedir. Vioxx’tan Thalidomid’e kadar uzanan bu zincir insanların yavaş yavaş bitkisel tedaviye doğru yönlenmelerini sağlamıştır.

İnsanların düzensiz beslenmeleri, Metropollerdeki insanların neredeyse günün üç öğününü de ev dışında, çoğu zaman da Fast Food tarzında geçiştirmeleri, sigara , stress ve alkol tüketimi ,çözümün bitkisel ve doğal destek ürünlerinde aranmasını hızlandırmıştır.

Peki ama Fitoterapi bütünüyle zararsız mı? Hiç mi yan etkileri yok ? Etki mekanizmaları ve şiddeti nedir? Ne kadar süre ve kimler kullanmalı yada kullanmamalı?Yoksa her şey ilaç firmalarının kazanç hırsından mı ibaret?

Bu sorulara verilecek en basit cevap , fazla miktarda içilen suyun bile insan vücuduna toksik etkisinin olabileceğidir.

Doğru hastaya doğru ürün verilmediği sürece bitkisel ilaçlar da , sentetik ilaçlar kadar sık olmasa da ,şiddetli yan etkilere neden olabilir.Örneğin , Meyan Kökü (Licorice) , Ginseng (Adam Otu) yüksek tansiyonu olan hastalarda kesinlikle kullanılmamalıdır.İnsanlar binlerce yıllık deneyimlerine göre Maydonozu veya kiraz ve sapını idrar söktürücü etkisini bildikleri için kullanmaktadırlar.Sinameki (Sennae) yüzyılların müshilidir.Yüksük otu (Digitalis Lanata & Purpurea) kalple ilgili pekçok etken madde taşır.Ancak bu bitkileri, kaynatıp suyunu içmek veya başka bir şekilde, bilinçsizce tüketmek,içlerindeki pekçok zehirsiz ama gereksiz yada zehirli maddenin de vücuda girmesine neden olmaktadır. Bu nedenle de bir bitkisel yada doğal ürünü kullanmadan önce mutlaka , ama mutlaka , Türkiye de bitkilerle tedavi bilimi olan Farmakognozi eğitimi alan Eczacılara ve doktorlarına danışmalıdırlar. Zira bir bitkisel ilacın yan etkilerinin yanında , diğer ilaçlarla etkileşimi, toksisitesi de büyük önem taşır.

Her ne kadar ülkemizde tıp çevreleri Bitkisel ve doğal destek ürünlerine hala Alternatif Tıp gözüyle bakıp , şüpheyle karşılasalar da , Amerika ve Avrupa da olduğu gibi bizde de yavaş yavaş bu ürünler reçetelendirilmeye başlamıştır.

İsoflovanlar,Evening Primrose Oil , St.John’s Wort , Ginkgo , Artichoke, vs. bunların önde gelenlerinden sayılabilir.

Peki ama neden bitkileri yiyecek olarak almak , kaynatıp suyunu içmek yerine hazır doğal destek ürünleri öneriyoruz?

*İçindeki etken madde istediğimiz kalite de ve miktardadır.

*Ne dozda ürün kullandığınız bellidir.

*Ürün iyi bir firma tarafından üretilmiş ise , toplama , kurutma , saklama ve üretim koşulları dünya standartlarına uygundur.

*Ürün renkli, cam şişede ve Eczane koşullarında saklanmaktadır.Raf ömrü kısalmamıştır.Açıldıktan sonra ne kadar süre içinde tüketileceği bellidir.

*Standardize edilmiş üründe, bitkisel droglarda olduğu gibi asıl etken madde yanında zararlı olabilecek diğer maddeler bulunmaz.

Ne zaman , Nasıl ve Ne kadar Kullanmalısınız?

*Bitkisel ürünler, bazılarında klinik çalışmalar bile başlamış olmasına rağmen hala Alternatif Tıp olarak kabul görmektedir. Bu nedenle hekiminizin önerdiği medikal tedaviyi bırakıp , başka yöntemler denemeye kalkmayınız.

*Bitkisel ve doğal ürünleri , eczacınıza veya hekiminize danışarak , medikal tedavinize destek, yada koruyucu

olarak kullanabilirsiniz.

*Özellikle çeşitli kanser türlerinde , denize düşen yılana sarılır örneği , insanlar yerli yersiz pekçok ürün kullanmaktalar.Doktorunuza sormadan bu konuda kesinlikle bir ürün kullanmayınız, zira bazı bitkisel ürünler , bazı kanser türlerini aktive edebilir, hızlandırabilirler.

*Emzikli yada Hamile iseniz doktorunuza danışmadan hiçbir doğal ürünü kullanmayınız.

*Karaciğerinizle ilgili bir sorun , yada kronik bir hastalığınız (diabet,yüksek tansiyon,tiroid hastalıkları vs.) varsa eczacınıza ve doktorunuza mutlaka söyleyiniz.

*İlaç gibi,bitkisel ürünleri de Eczaneden alınız.Eczane de her ürün , ilaç titizliğinde, gerekli ısı ve ışık koşulları sağlanarak muhafaza edilir.Ürünlerin miadı çok sıkı bir şekilde kontrol edilir.Zira eczaneden aldığınız herşey Eczacının sorumluluğundadır ve Sağlık Bakanlığı üniteleri tarafından sık sık denetlenir.

*Kulaktan dolma veya Basından aldığınız bilgilerle ilaç yada ürün kullanmaya kalkmayınız.Hangi ürünü ne kadar ve ne süre kullanacağınızı size Hekiminiz veya Eczacınız söyleyecektir.

*Bitkisel çaylar hiçbir zaman Bitkisel ilaç değildir.Yalnızca bitkisel içeceklerdir.Ancak dozları bilinmediği , kalite ve standardları da belirsiz olduğu için Bitkisel İlaç olarak kullanılamazlar.

*Kimseye ne sentetik ne de bitkisel ilaç önermeyiniz.

ŞİFALI BİTKİLER

ALFALFA (Yonca ) : Doğal Kalsiyum ve Vitamin K kaynağıdır. Pek çok vitamin ve mineralin yanında amino asidleri de içerir. Mükemmel gıda kaynağıdır. Romatizmadaki şişme ve iltihabı azaltır. Kabızlıkta rahatlatıcıdır.

ASH PRICKLY ( Frenk inciri ) :
Stimülan özellikleri olan bu bitki kronik romatizma,cilt rahatsızlıkları ve kanın temizlenmesinde kullanılmaktadır. Bitkinin kabukları enerjetik ve stimülan özelliktedir. Kabuk tozu ağrısız ülserler,eski yaraların temizlenmesi ve kurutulmasında kullanılır.

ASTRAGALUS (Geven otu ) : Bağışıklık sistemini güçlendirir. Gribe karşı antikor üretimini ve bunların hastalıklarla savaş kabiliyetini arttırmakta etkilidir. Sadece gribe karşı dayanıklılığı arttırmakla kalmayıp aynı zamanda hastalığın süresini de kısaltır.

BARBERRY : Karaciğer tedavisinde kullanılır. Safra salgısını arttırır. Berberin içerir. Berberin kan damarlarını genişleterek, kan basıncının düşmesini sağlar.

BİLBERRY'S ( Yaban Mersini ) : Göz üzerinde ışığa duyarlılığı arttırmak,gözün değişen ışık kaynaklarına adaptasyonunu sağlamak ve bilhassa gece şartlarında görüşü kuvvetlendirmek gibi yararlı etkileri vardır.

BLACK COHOSH ( Tahta biti otu ) : Adet döneminin başlamasına yardımcı olur, Romatizma iltihabı ve ağrısını azaltır. Spazm ve baş ağrısına iyi gelir. Bronşit ve öksürükte faydalıdır.

BLESSED THİSTLE ( Mübarek diken ) : Adet dönemi ve menapoz problemlerinden kaynaklanan baş ağrısını giderir. Hormon dengesini düzenler. Anne sütünün artmasına yardımcı olur.

BLUE COHOSH (Tahta biti otu): Kadınlarda regl dönemini düzenlemeye ve ağrılarını azaltmaya yardımcı olur.

BORAGE ( Hodon ) : İltihaplanmayı azalttığından öksürük ve bronşitte kullanılır. Ağız ve boğazdaki dokuyu yumuşatır. Anne sütünün artmasına yardım eder.

BUCHU ( Parmak otu ) : Vatanı Güney Afrika olan bu bitki halk arasında bilhassa sistit, uretrit ve prostat gibi üriner sistem problemlerinde rahatlatıcı olarak kullanılır.

BURDOCK ( Dul avrat otu ) : Avrupa ve Asya'da yetişen bu bitki halk arasında böbrekleri çalıştırmak ve romatizmal şikayetleri önlemek amacıyla kullanılır. Ayrıca doğal bir kan temizleyicidir.

CARROT ( Havuç ) : Mutfaklarımıza kadar girmiş olan bu bitki diüretik ve stimülan etkileri ile bilinir. Ayrıca zengin bir Vitamin E ve Karoten kaynağıdır. Havuç çekirdekleri karminatif ve stimülandır. Flatulens,dizanteri ve kronik öksürükte çok faydalıdır.

CAT'S CLAW ( Kedi Pençesi ) : Fiziksel ve ruhsal bitkinlik çekenlerde enerji verici, sindirim sistemi rahatsızlıklarında rahatlatıcı bilhassa aşırı aktif veya stresli yaşayanlar için enerji kaynağıdır.

CATNIP ( Kedi nanesi ) : Sindirim sistemindeki gazı giderir, İshali kontrol eder, Bronşitte, kramplar ve hasta mide için yararlıdır, Spazm çözer, sakinleştirir. Vücut ısısını arttırmadan terlettiği için soğuk algınlığı ve gripte kullanılır. Yetişkinler ve çocuklarda ateşi düşürür.

CAYENNE ( Kırmızı Biber ) : Kan akımını canlandırır,kalp, arterler, kapilerler ve sinirleri güçlendirir. Dolaşım ve sindirim sistemi için genel bir toniktir. Çocuk ve yaşlılarda vücudun zayıflığını önler ve vücudu besler.

CHLORELLA ( Yeşil Alg ) : Chlorella içereğin de B-grubu vitaminlerinin tümü, Vitamin C,E ve pek çok mineral vardır, ayrıca diş eti kanamalarını da iyi gelir. Vücut enerjisini arttırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

CITRIN&CHROMIUM ( Garcinia combogia ) : Aldığımız proteini kasa, şekeri de enerjiye dönüştürerek kilo kaybetmemize yardımcı olan doğal bir üründür.

COMMIPHORA MUKUL (GUGGUL) :
Hindistan'da kolesterolü düşürmek için kullanılan resin ekstresidir.

DAMİANA : Tonik ve stimülan bir bitki olarak sinirleri etkiler,yorgunluğu önler, özellikle kadınlarda ,cinsel performansın arttırılmasında olumlu katkılarda bulunur.

DANDELION (Karahindiba ) :
Tüm dünyada yetişen bu bitkinin yaprakları böbrekleri çalıştırarak idrar söktürücü özellik gösterir.İdrar yolları,böbrekler ve karaciğer üzerinde canlandırıcı etkiler yapar.

DEVIL'S CLUB ( Şeytan pençesi ) :
Bu az bilinen bitki Ginseng özellikleri gösterir. Romatizma, artrit, diabet, soğuk algınlıkları ve öksürük, mide ve sindirim sistemi bozukluklarında kullanılır.

DONG QUAI (ANGELICA SINENSIS - Melek otu) : Dong Quai Çin,Kore ve Japonya'da yetişen aromatik bir bitkidir. Sinseng kadar meşhur bir bitkidir. Çok amaçlı bir kadın toniği olarak düşünülür. Çin'de genellikle kalp,dalak,ciğer ve böbrek güçlendirilmesinde kullanılır. Kadın ve erkekler için genel bir kan toniğidir.

ECHİNACEA ( Kirpi otu ) : Günümüzde Avrupa ve ABD'de Echinacea'nın en yaygın kullanım alanı solunum sistemi rahatsızlıklarıdır. Bunlar; soğuk algınlığı, grip, otitis media, öksürük ve bronşit' tir. Echinacea bütün dünyada bu alanlardaki kullanımı ile haklı bir şöhrete ulaştı. Bir çok araştırma raporu bu durumu desteklemektedir.

EVENİNG PRİMROSE : Kan kolesterolünü ve kan basıncını düzenler aynı zamanda adet döneminde görülen karın ve başağrısını giderir.

GARLİC ( Sarımsak ) :
Önemli miktarda germanyum ihtiva eder. Bu element antibiyotik etkilidir, vücudun bağışıklık sistemini destekler, fiziksel dayanıklılığı arttırır. Ayrıca sarımsak kan basıncını düzenler ve kolesterolü düşürür.

GENTIAN (Yılan otu ) : Doğal bir tonik olarak sindirim sistemini güçlendirir. Sirkülasyonu hızlandırır. Genel vücut sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur.

GİNGER ( Zencefil ) : Sindirim sistemindeki gazı giderir. Boğaz ve broşlardaki iltihabı çözer, hamileliğin başlangıcındaki sabah bulantılarını giderir. Sakinleştirici etkisi vardır. Migren tipi baş ağrılarını azaltır.

GİNKGO BİLOBA ( Japon Eriği ) : Gelişmiş hafıza, zihinsel etkinlik, konsantrasyon kabiliyeti, sosyallik ve ruh hali, özellikle yaşlanma için kullanılmıştır. Kullanıldığında;sinir,tansiyon,baş ağrıları,baş dönmesi,bunama belirtileri,akıl hastalığı,kulak çınlaması,görme problemleri gibi hastalıklarda azalma olduğu görülmüştür.

GOLDEN SEAL ( Hidrastis ) : Sabahları görülen mide yanmalarına karşı kullanılır. Ayrıca iştah açıcı özelliklere de sahiptir.

GUARANA ( Brezilya kakaosu ) : Amazon ormanlarına özgü bir bitkidir. Bilinen en zengin kafein kaynağıdır. Ruhsal çöküntü,aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan baş ağrılarında sıkça kullanılır.

HAWTHORN ( Alıç ) : Doğal bir antioksidandır. Aynı zamanda kalbi besler ve kalp adalelerini güçlendirir.

HOPS ( Şerbetçi otu ) : Sinir sistemi üzerine sakinleştirici etkileri ile bilinen bir bitkidir. Gerginlik,sıkıntı,stres ve asabiyetten kaynaklanan uykusuzluk durumlarında kullanılır. Uyku verici ve kabusları önleyicidir, Kas spazmlarında faydalıdır, Ağrı kesici ve ateş düşürücüdür, Alkol alma isteğini azaltır,sinirden kaynaklanan gastrik mide hareketlerini kontrol eder.

JUNIPER BERRIES ( Ardıç meyvesi ) :
Başlıca Avrupa olmak üzere tüm dünyada yetişir. Bilhassa sistit gibi üriner sistem rahatsızlıklarında mükemmel bir antiseptiktir. İhtiva ettiği esansiyel yağ böbrek üzerinde besleyici ve canlandırıcı etki yapar. Ayrıca sindirime de yardımcı olur. Kardiyovasküler hastalıklardaki koruyucu etkisi için kullanılır.

KAVA KAVA ( Kava biber) :
Sinirlilik ve uykusuzlukta kullanılır. Kas spazmı ile gelişen kramplarda faydalıdır. Gece uykusunu düzenler. Kadınlarda menapoz sıkıntısını giderir.

LEMON BALM ( Oğul otu ) : Sinir sistemi ve uyku rahatsızlıklarında sakinleştirici olarak kullanılır. Sinir bozukluğundan kaynaklanan mide ağrısı ve tansiyon yüksekliklerinde faydalıdır.

LICORICE ( Meyan ) : Vatanı Asya ve Akdeniz olan bu bitki dünyanın hemen hemen her yerinde yetişmektedir. Çok eski çağlardan beri insanların bildiği ve sağlıklarını korumak için kullandıkları bir bitkidir. Üst solunum yolları rahatsızlıklarında ve öksürükte yaygın bir şekilde kullanılır. Öksürük ve mide rahatsızlıklarında yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır, aynı zamanda balgam söktürücüdür.

MARSHMALLOW ( Hatmi ) : Bu bitki halk arasında yemek borusu, üriner sistem ve solunum sisteminin yangılı rahatsızlıklarında ve iritasyonunda kullanılır.

MILK THISTLE EXTRACT ( Deve dikeni sütü) : Karaciğer takviyesi aynı zaman da karaciğerde biriken toksinlerin atılmasını sağlar.

MOUNTAIN GRAPE (Dağ üzümü ) : Vatanı batı Avrupa olan bu bitki tonik ve alteratif özelliklere sahiptir. Kirli kanın temizlenmesi,psoriasis ve sifilis'te kullanılması tavsiye edilir. Kabızlık hallerinde ise Cascara Sagrada ile kombine edilerek kullanılır. Sindirim ve absorbsiyonu arttırır.

OAT BRAN ( Yulaf ) : Besin değeri yüksek bir diyet ürünüdür. Dengeli bir diyet için kullanılmasında fayda vardır.

PARSLEY ( Maydanoz ) : Yüzyıllarca Parsley böbrek taşları ve safra kesesi taşlarını düşürmekte kullanıldı. En önemli kullanım alanı böbrek ve kanı temizlemesi oldu. Karaciğer hastalıkları ile ilgilidir. Büyük olmamak şartı ile böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde faydalıdır.

PAU D'ARCO :
Sindirim sistemini destekleyici bir bitkidir. Mantar ve parazitle ilgili rahatsızlıklarda faydalıdır. Ayrıca kandaki şeker seviyesinin düşürülmesine yardımcı olur.

PINE BARK ( Çam kabuğu ) : Vitamin C 'nin vital fonksiyonlarını arttıran zengin flavonoid kaynağıdır. Bunlar taze gıda,meyve ve sebzelerde eksik olan nutrientlerdir. Çok güçlü bir antioksidandır ve serbest radikallerin dokulara verdiği zararları önler.

PRICKLY ASH (Frenk inciri) : 1849 - 50 tarihinde Asya kolerası olarak isimlendirilen salgın hastalığın tedavisinde kullanıldı. Son zamanlarda kanser ve sifilis tedavisinde kullanılır. Romatizma, mide ağrısı ve cilt problemlerinde de kullanılır.

PSYLLIUM SEED (Karnıyarık otu çekirdeği) : Vatanı Avrupa ve Asya olan bu bitki demulsent ve emolyent etkileriyle bilinmekte ve halk arasında kullanılmaktadır. Mükemmel bir barsak ve kolon temizleyicisidir.

PUMPKİN SEED ( Kabuk çekirdeği ) : Erkek toniği olarak bilinir. Prostat problemlerine yardımcı olmak ve erkeklik hormonlarının üretiminin arttırılması amacıyla kullanılır. İdrar yolları enfeksiyonlarında ağrı ve yanma hissini azaltır.

PYGEUM ( Karayemiş ) : Afrika ve Avrupa'da uzun yıllardır prostat problemleri için kullanılan bir bitkidir. Özellikle gece sık idrara gitmeyi önler.

REISHI MUSHROOM ( Reishi mantarı ) : Mutfaklarımıza kadar giren bu bitki halk arasında karaciğeri güçlendirmek, hipertansiyon ve romatizmal rahatsızlıklarda kullanılır.

RICE ( Pirinç ) : Pirinç mutfaklarımıza kadar girmiş bir gıda maddesidir. Pirinç suyu mükemmel bir demulsent ve serinleticidir.

ROSE HİPS ( Kuşburnu ) :
Bilinen en zengin doğal vitamin C kaynağıdır. Vitamin C grip,soğuk algınlığı, gibi salgın hastalıklardan korunmada son derece faydalıdır. Vücut dokularının gelişimi ve güçlenmesi için son derece önemlidir.

SARSAPARILLA ( Saparna ) :
Anavatanı Amerika ve Batı Hindistan olan bu bitki insan vücudunda testosteron üretimine yardımcı olan doğal bir steroid içerir. Hormon dengelenmesi, cinsel yaşamın canlandırılmasında kullanılır. Ayrıca cilt hastalıklarında,romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarında olumlu etkileri görülmüştür.

SAW PALMETTO ( Serene Repens-Sabal ) : Cinsel organlar ve böbrekler için tonik ve besleyici özellikleri vardır. Erkeklerde prostat bezleri üzerine çok olumlu ve faydalı etkiler yapar. Cinsel performansı arttırır.

SCULLCAP ( Takke Otu ) : Bütün sinir hastalıklarında sinir toniği olarak önerilir, İskelet ve düz kasları gevşetir,İştah açar,barsak kramplarını giderir, Uykusuzluğa karşı iyi gelir, Yüzyıllardır kuduz hastalığında görülen hidrofobide kullanılır.

SIBERIAN GINSENG : Güçlü bir adoptojendir. Vücuda enerji verir,stres altında vücut fonksiyonlarını dengeler ve normalleştirir. Kan basıncı, kan sirkilasyonu düzenlenmesinde ve kalp hastalıklarının önlenmesinde faydaları görülmüştür.

SLIPPERY ELM BARK ( Karaağaç ) : Vatanı Kuzey Afrika olan bu bitki demulsent, emolyent ve ekspektoran olarak kullanılmıştır.

SNAKEROOT : Orta ve Güney Amerika'ya özgü bu bitki Amerikan yerlileri tarafından yılan sokmalarında antidot olarak kullanılmıştır. Günümüzde stimülan, tonik ve diafrotik özellikleri ile bilinmektedir. Stresten oluşan ve adet döneminde görülen krampları giderir. Uterus kaslarını gevşettiği için adet döneminin başlaması kolaylaşır. Kas Kasılmasını ve krampları azaltır.

UVA URSI ( Ayı üzümü ) :
Vatanı Avrupa ve Asya olan bu bitki asırlardır idrar söktürücü etkileri ile bilinmekte ve halk tarafından kullanılmaktadır. Bugün de halk arasında böbrek,idrar yolları enfeksiyonlarında,yüksek tansiyonda idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır.

VALERIAN (Kedi Otu ) : Sıkıntı, stres ve asabiyetten kaynaklanan uykusuzlukların giderilmesinde kullanılan sakinleştirici özellikli bir bitkidir.

WHİTE WILLOW ( Ak söğüt ) : Vatanı orta ve güney Afrika olan bu bitki tonik ve astringent özellikte bir bitkidir. Kronik diyare,dizanteri ve barsak kurdu gibi rahatsızlıklarda kullanılır.